21 Kasım 2017 Salı

İd mi süper ego mu?



Duygularını, düşüncelerini, hislerini kağıda dökmeyi çok seven bir kız var içinde. Belki de bir kadın. Olgun çünkü. Öyle bir sevgi ki, istek ve arzu içeriyor. Çok acıktığında yemek yemek ister gibi, üşüdüğünde ısınmak ister gibi. İd bu. Bir amacı, hedefi, gayesi olmadan istiyor. Süper ego sürekli ona engel olmaya çalışıyor:

- Yapma, ileride yazdıkların karşına çıkabilir

- İçinden geçen her şeyi yazmak zorunda değilsin

- Kim okuyacak ki zaten

- Boşver, başkaları görmesin

İd ise istemeye devam ediyor. Sadece defterlerde kalmasını istemiyor yazdıklarının. Kimse okumasa bile ulaşılabilir bir yerde olsun diyor. 

Kahraman yıllardır bu çekişmenin arasında. Ya da tüm bu çekişme içinde yaşanıyor. 

Genelde süper ego kazanıyor onda, baskın karakter o. Bu konuda da yıllardır kazanan o. 

Bir blog açmış yıllar önce, ara sıra bir kaç cümle yazmış, bırakmış. Kullanmasa da aklının bir köşesinde hep orası var. 

Yaşadıkça keşfettiği hayatı, işaretlerden çıkardığı anlamları, o gün yaşadığı bir olayı... Neyi 
anlatmak istese aklına blog geliyor ama süper ego usulca başka bir işe yönlendiriyor onu. 

İdin kazanmaması da iyi elbette, her istediği gerçek olmamalı, alışmalı hayır denmesine.

Peki tüm bunlar olurken ego nerede? Üzerine düşen vazifeyi neden yapmıyor?

Öyleyse devir egonun devri. Bakalım bu çekişmede başarılı bir hakem olmayı başarabilecek mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sokakların kızı...