Bu cümleyi duyalı bir yıl olmadı daha. Yeri de tarihi de dün gibi hatırlıyorum. Duyar duymaz gözlerimin gölgelenmesini ve İsmet Özel'e dair anılarımın film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmesini hızlıca. Sahi neden daha önce duymamıştım bu sözü.
Bu kadar etkilenmemdendir belki, o gün bu gündür cümlenin hayat bulmuş hali gibi geziyorum ortada. Büyük iddialarım yoktur aslında. Ama genellemelerim ve tercihlerim var. Ne zaman bunlara ters düşen bir durumla karşılaşsam beynimde bu söz yankılanır aniden.
13 Şubat 2018 Salı
Biri fotoğrafımızı çekseydi...
Uyuyan kedileri rahatsız etmemek için ışığını kapattığım odam, dergimi okuyabilmek için açtığım masa lambamın sarı ışığıyla loşlaşmış.
Çiçekli nevresimim üzerinde bağdaş kurmuş oturuyorum.
Önümde İsmet Özel Yalnızlığı başlıklı yazısı açık derginin.
Sağ yanımda yatakta kıvrılıp uyumuş siyah bir kedi: Karabiber. Sokakların kızı o. Arada misafirimiz olur dışarıların yorgunluğunu atmak için üzerinden.
Sol yanımda çalışma sandalyemde kıvrılıp uyumuş sarı bir kedi: Badem. Dışarıların yavru kedisiydi o da bir zamanlar, şimdi evimizin neşesi.
Biri fotoğrafımızı çekseydi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Uyuyan kedileri rahatsız etmemek için ışığını kapattığım odam, dergimi okuyabilmek için açtığım masa lambamın sarı ışığıyla loşlaşmış. ...
-
Birbiriyle ilgili fikirleri olmalı insanların. Hangi rengi sever, neler yapmaktan hoşlanır, korkuları nelerdir, kimlere değer verir, kimle...
-
Tatilimizin ilk gezmecesini Byv'nin organizasyonu sayesinde Darıca Hayvanat Bahçesine yaptık. Sabah Byv Konak'ta buluşuldu ve D...