15 Mart 2018 Perşembe

Sokakların kızı...




Burayı çok kullanmadığım aşikar, bazen aklıma gelir de şöyle bir bakarım, bazen de söyleyecek iki çift lafım varsa ziyaret ederim, o kadar.

Dün iki önceki postu farkettim, içim burkuldu. Sokakların kızı demişim onun için, güzel ve özel kız Karabiber.

O günden 3 gün sonra dışarda tek bacağının derisi tamamen soyulmuş, bazı dişleri kırılmış ve çenesi kötü durumda buldu Zeliş onu. Önceki gün bina kapısının önünde kan görmüştüm de anlam verememiştim, meğer yaralandıktan sonra bize gelmeye çalışmış ama binadakilerin kapalı tutmak konusunda ısrarcı olduğu o demir kapıyı aşamamış. Ertesi gün Zeliha onu bulduğunda öyle kötüymüş ki hemen veterinere koşmuşlar. Onları veterinerden aldığımda o canlı, sevimli, beni görünce hemen bacaklarıma dolanan kedi gitmiş, yerine inleyecek kadar bile hali kalmamış bir kedi gelmişti.
İyileşir benim kızım Allah'ın izniyle dedim, elimizden geleni yaparız. Eve geldikten biraz sonra dayımın telefonuyla sarsıldık, anneannem beyin kanaması geçirmişti ve doktorlar her şeye hazırlıklı olun demişti. Bir yanda Karabiber, bir yanda anneannem. İkisi de Allah'ın ruh verdiği canlılar. Anneannem için elimizden hiç bir şey gelmiyor, yanına bile gidemiyoruz çünkü istediğiniz an Almanya'ya gidemezsiniz, sınırlar var.

Ertesi gün Avcılar'a götürdük kara kızı, bir yanda annemi o halde yalnız bıraktığımız için vicdan azabı var ama Karabiber için elimizden geleni yapmazsak daha çok acıycak içimiz, o da bir can çünkü. Hastanede aldık anneannemin haberini, elimiz kolumuz bağlı.

devam edecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sokakların kızı...