11 Haziran 2012 Pazartesi

Darıca Hayvanat Bahçesi

Tatilimizin ilk gezmecesini Byv'nin organizasyonu sayesinde Darıca Hayvanat Bahçesine yaptık.
Sabah Byv Konak'ta buluşuldu ve Darca belediyesinin otobüsleriyle hareket edildi.
Bu kadar yakın olduğunu bilmiyodum, bir saatten daha az bir sürede ulaştık Darıcaya. 
Önce belediye tesisinde güzel bir kahvaltı yaptık. 
Belediye başkanı da bizi ağırlamak için ordaydı, kahvaltının ardından güzel meyve tabakları masalarımızı süsledi. 
Daha sonra sahilde yürüyüş yapıp çay içtik.
Fotoğraflar aşağıda :)
Ordan da hayvanat bahçesine geçtik :)


Girişte karşılaştığımız ilk tablo buydu. 
"Bakın biz nasıl fedakarlıklar yapıyoruz bu hayvanlar için" diyolardı sanki, "her ay ne paralar döküyoruz onlar için".


Zürafalarla başladık ziyarete, o büyük cüsselerine rağmen onları kapattıkları alan oldukça küçüktü, zaten doğal ortamından aldığın bir hayvana ne kadar büyük bir alan verirsen ver, küçüktür orası, yetersizdir. Üstelik güneşin kavurucu sıcağında üstleri tamamen açık halde yaşıyolardı ve bu yüzden bulabildikleri gölgelere sığınmışlardı ve bize oralardan baktılar.


 Deve kuşları gördük sonra, verilen bilgilere göre deve kuşlarının kafalarını kuma gömdükleri söylentisi tamamen yanlışmış ancak kum ihtiyaçlarını sağlamak için kum yiyebilirlermiş. Ayrıca deve kuşları gözleri beyninden büyük olan hayvanlarmış.



Sürüngenlerle ilgili pek bir bilgim yok ama asil bir görünüşleri var bence. Sol alttaki kaplumbağa adı gibi devdi. Yaşını hatırlayamasam da uzun bir yaşamı olduğunu anımsar gibiyim :)


 

 Çeşit çeşit hayvan gördük, hepsi birbirinden sevimli ve hepsinin kendince maharetleri var. Yine de hayranlıklarımızın yanındaki acıma duygusunu atamadık bir kenara, onsuz yapamadık. Her biri için üzülecek o kadar çok şey vardı ki... Neden kapatmışlardı onları daracık mekanlara? Neden bırakmamışlardı ki doğal ortamlarında özgürce yaşasınlar? Neden insanlara maskara etmişlerdi onları? İnsanoğlunun da görünmeyen zincirleri, farkedilmeyen kelepçeleri yok muydu? Hayvanlarınkini de görünmez kılamazlar mıydı en azından? Sorulacak soru çoktu ama cevap arayınca çıkılamıyordu işin içinden, yine her zaman olduğu gibi gözlerimizi çevirdik ve yolumuza devam ettik...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sokakların kızı...