22 Kasım 2017 Çarşamba

Rızkın peşinden gelir...


Okula vardığımda elimde kız kardeşimin aldığı sandviç poşeti vardı. Odama eşyalarımı bıraktıktan sonra kantinden çayımı aldım ve poşeti açtım. Kaşarlı, domatesli, biberli, salamlı bir sandviç bana bakıyordu. Önce neden beyaz peynirli almadığını düşündüm çünkü yıllardır salam-sosis yemeyiz. Sonra sebebini merak etmekten vazgeçip ayırdım salamları bir peçetenin üzerine. Dışarıda onlarca kedi var, birinin nasibi vardı belli ki.


Sandviç bitince pardösümü giydim ve elimde salamlarla dışarı çıktım. Her zaman kedilerin olduğu bölgeye gidip seslenmeye başladım: pispispis, pispispis...

Etrafta bir tane bile kedi yok, hayret. 

Pispispis...

Kimse gelmiyor. 

Yirmi otuz metre ötede bir arabanın altından çıktı bir sarıoğlan. İşte geliyor diye düşündüm ama yok, bana doğru değil diğer tarafa doğru gidiyor. Sesleniyorum ama tepki bile vermiyor. Düştüm peşine. Ben yanıbaşına gidip salamları önüne koyana kadar hissetmedi varlığımı. 

Bazen dedim, seni çağıran rızkın farkında bile olmazsın ve ters yöne çevirirsin direksiyonu. Ama o rızık gerçekten seninse, koşar gelir peşinden ve önünde buluverirsin... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sokakların kızı...